Serileştirme kontrol istasyonunda ilaç kutusu doğrulaması

Avrupa Birliği · Sahte İlaç Direktifi

FMD Geçiş Takvimi Netleşiyor: İtalya ve Yunanistan AB Hub'ına Bağlandı

Şubat 2025'te alınan kararla İtalya, ulusal "Bollino" sistemiyle AB-FMD doğrulamasını 8 Şubat 2027'ye kadar paralel yürütecek; bu tarihten sonra tam FMD uyumu zorunlu olacak. Aynı ay Yunanistan da Hellenic Medicines Verification System'i (HMVS) devreye alarak AB Hub'ına, yani Avrupa İlaç Doğrulama Organizasyonu'nun (EMVO) merkezi veri havuzuna bağladı. Bu iki gelişme, AB'nin 2019'dan bu yana yürürlükte olan Sahte İlaç Direktifi'nin son büyük coğrafi boşluklarını kapatıyor. Böylece AB üyesi 27 ülkenin tamamı, ortak bir dijital doğrulama ağı üzerinden çalışan tek bir ilaç güvenliği çerçevesine gerçek anlamda dahil olmuş oluyor.

Direktifin uygulamaya girişinin üzerinden altı yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen İtalya ve Yunanistan'ın hâlâ geçiş sürecinde olması, ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Ancak bu iki ülke, FMD'den önce de kendi ulusal sahte ilaç önleme sistemlerini yıllardır işletiyordu; bu nedenle AB, onlara mevcut altyapılarını sıfırdan değiştirmek yerine kademeli bir geçiş süresi tanıdı. Şimdi bu geçiş sürecinin somut bitiş tarihleri belli olduğu için, hem yerel eczane zincirleri hem de bu pazarlara ihracat yapan üreticiler net bir takvime göre planlama yapabiliyor.

FMD'nin Getirdiği İki Zorunluluk: Tekil Kimlik ve Kurcalamaya Karşı Kanıt

Sahte İlaç Direktifi (2011/62/AB) ve onu teknik olarak somutlaştıran Delege Tüzük (AB) 2016/161, reçeteli ilaçların büyük çoğunluğu için iki zorunluluk getirir: birincisi, her kutuya GS1 DataMatrix ile kodlanmış tekil bir tanımlayıcı (GTIN, seri numarası, parti numarası, SKT ve bazı ülkelerde ulusal geri ödeme numarası) basılması; ikincisi, kutunun açılıp açılmadığını gösteren bir kurcalamaya karşı kanıt cihazının (tamper-evident device) ambalaja entegre edilmesi. Üretici bu bilgiyi üretim anında Avrupa çapındaki merkezi bir havuza (EMVS) yükler; bu havuz verileri otomatik olarak ilgili ülkenin ulusal doğrulama sistemine (NMVS) aktarır.

Doğrulama, Türkiye'deki İTS'nin aksine yalnızca tek bir noktada gerçekleşir: eczacı, kutuyu hastaya vermeden hemen önce karekodu okutur ve sistem o an için kutunun daha önce satılmamış, çalınmamış veya geri çekilmemiş olduğunu teyit eder. Bu "hub-and-spoke" (merkez ve uçlar) mimarisi, EMVO'nun işlettiği Avrupa merkezi hub'ı ile her üye ülkenin kendi NMVS'sini birbirine bağlar; Türkiye'deki gibi ara aşamaların (depo, distribütör, nakliye) sistematik olarak izlenmesi FMD kapsamında zorunlu değildir, bu da iki modelin en temel yapısal farkını oluşturur.

FMD'nin veri mimarisinde önemli bir teknik ayrıntı, üreticinin karekod bilgisini EMVS'ye yalnızca bir kez, ürünün piyasaya sürüldüğü anda yüklemesidir; bu bilgi daha sonra ilgili ülkenin NMVS'sine otomatik olarak kopyalanır ve ürün o ülkede satışa çıktığı andan itibaren yalnızca o ülkenin veritabanında "aktif" olarak görünür. Bir kutu paralel ticaret yoluyla başka bir üye ülkeye satıldığında, distribütörün bu bilgiyi yeniden ilgili ülkenin NMVS'sine "yeniden paketleme" bildirimiyle aktarması gerekir; bu mekanizma, AB içi serbest dolaşımın FMD'nin doğrulama mantığıyla nasıl uzlaştırıldığını gösteren önemli bir teknik detaydır.

İtalya'daki Bollino ve Yunanistan'daki Gecikmenin Arka Planı

İtalya'nın "Bollino" sistemi, 1980'lerden bu yana kullanılan, her ilaç kutusuna yapıştırılan holografik bir güvenlik bandı üzerinden çalışan analog bir doğrulama yöntemidir; ülke çapında Sağlık Bakanlığı tarafından merkezi olarak basılıp dağıtılan bu bantlar, dijital karekod tabanlı FMD sisteminden teknik olarak tamamen farklıdır. Yunanistan'da ise gecikmenin nedeni daha çok idari ve altyapısal kapasite meseleleriydi; ülke, kendi ulusal doğrulama kurumunu (HMVS) kurup EMVO hub'ına teknik olarak entegre etmek için AB ortalamasının oldukça üzerinde bir süre harcadı.

8 Şubat 2027'den itibaren İtalya'da Bollino bandının yerini tamamen FMD'nin dijital karekod sistemi alacak; bu geçiş, İtalya'ya ilaç satan tüm üreticilerin artık iki paralel sistem yerine tek bir dijital doğrulama akışına göre ambalaj hatlarını sürdürmesi anlamına geliyor. Yunanistan'da ise HMVS'nin devreye girmesiyle birlikte geçiş süreci fiilen tamamlanmış durumda; ülkeye ihracat yapan firmaların artık AB'nin standart FMD veri formatına ve karekod yapısına birebir uyması gerekiyor.

İki ülkedeki geçiş sürecinin bu denli uzun sürmesi, aslında FMD'nin AB genelinde ne kadar merkezi bir koordinasyon gerektirdiğini de gösteriyor: EMVO, her ulusal sistemin teknik olarak hub'a bağlanabilmesi için sıkı bir sertifikasyon süreci uyguluyor ve bu süreç, özellikle eski ve köklü ulusal sistemleri olan ülkelerde daha uzun sürebiliyor. İtalya ve Yunanistan örnekleri, benzer geçiş süreçlerinin AB'ye yeni katılacak veya FMD benzeri bir sisteme geçecek başka ülkeler için de bir uygulama şablonu oluşturuyor.

Türk İhracatçılar İçin Anlamı ve Genel Uygulama Riskleri

Avrupa'ya ilaç ihraç eden Türk üreticileri açısından bu gelişme doğrudan bir fırsat ve aynı zamanda bir uyarı taşıyor: İtalya ve Yunanistan'a yönelik sevkiyatlarda artık iki ülkeye özgü ayrı ambalaj hatları veya ek etiketleme süreçleri kurmak yerine, tüm AB pazarı için tek bir standart FMD karekod ve tamper-evident tasarımı yeterli olacak. Ancak geçiş dönemi boyunca (İtalya için 2027'ye kadar) çift sistemli sevkiyat gereksinimleri sürebileceğinden, ambalaj hattında hem Bollino uyumlu hem FMD uyumlu etiketleme yapabilen esnek bir serileştirme altyapısına ihtiyaç duyulabilir.

FMD'nin AB genelindeki uygulanmasında denetim ve yaptırım mekanizması üye devletlere bırakılmıştır; uyumsuz üretici veya dağıtıcılar için para cezalarından pazardan men edilmeye kadar uzanan yaptırımlar öngörülebilir, ancak cezaların büyüklüğü ülkeden ülkeye değişir. Bu düzenleyici çeşitlilik, çok pazarlı ihracat yapan üreticiler için tekil bir uyum stratejisi kurmayı zorlaştırır; bu yüzden güvenilir karekod baskısı, satır hızında OCR/OCV doğrulaması ve EMVS'ye gerçek zamanlı veri yükleme kapasitesi olan bir serileştirme sistemi, artık AB pazarına erişimin ön koşulu hâline gelmiştir.

Ayrıca FMD'nin kurcalamaya karşı kanıt cihazı zorunluluğu, karekod uyumundan bağımsız ayrı bir ambalaj mühendisliği gereksinimi doğuruyor; kutunun açılıp açılmadığını görsel olarak belli eden bu mühürleme mekanizmasının hem ambalaj hattında güvenilir şekilde uygulanması hem de eczane noktasında kolayca görülebilir olması gerekiyor. İtalya ve Yunanistan'ın FMD'ye tam geçişiyle birlikte, bu iki pazara özgü ek ambalaj varyantı tutma zorunluluğunun ortadan kalkması, uzun vadede üreticilerin ambalaj hattı karmaşıklığını azaltacak ve stok yönetimini basitleştirecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

FMD'nin uygulanma sürecinden çıkarılan bir başka ders de, AB genelinde tek bir tüzüğün kabul edilmesinin, o tüzüğün tüm üye devletlerde eşzamanlı ve sorunsuz uygulanacağı anlamına gelmediğidir; İtalya ve Yunanistan örnekleri, ulusal altyapı miraslarının AB düzeyindeki dijital dönüşüm hedeflerini önemli ölçüde geciktirebildiğini gösteriyor. Bu tecrübe, AB'nin bundan sonra hazırlayacağı benzer ölçekli dijital izlenebilirlik düzenlemelerinde (örneğin Dijital Ürün Pasaportu) daha gerçekçi ve esnek geçiş takvimleri öngörmesine de zemin hazırlıyor.

Kaynak: G&L Scientific
← Tüm Yazılara Dön

Mevzuat Değişikliklerine Karşı Hattınızı Hazır Tutun

Bulunduğunuz ülkenin karekod ve seri numaralandırma gereksinimlerini paylaşın, size en uygun izlenebilirlik altyapısını önerelim.

Hemen İletişime Geçin